Hipnoterapi Nedir, Ne İşe Yarar?
RANDEVU TALEP ET

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

Randevu İçin Hemen Arayın!

Hipnoterapi Nedir, Ne İşe Yarar?

Hipnoterapi Nedir, Ne İşe Yarar?

Hipnoz, zihinsel ve fiziksel rahatlama sağlamak için zihinle bilinçli bir iletişim kurma durumudur.  Hipnoz esnasındaki trans olarak adlandırılan değiştirilmiş farkındalık hali, insanlık tarafından bilinen en eski olgulardan biridir ve neredeyse dünyadaki her kültürde mevcuttur. Aynı zamanda psikolojik terapi müdahale stillerinin birçoğunun temeli olarak tanımlanabilmektedir. Yararlı değişikliklerin gerçekleşmesini teşvik etmek için ve zihinsel durumu kullanabilmek için ise hipnoterapi gereklidir.

Hipnoterapi nedir?

Yönlendirilmiş hipnoz olarak da adlandırılan hipnoterapi, daha yüksek bir bilinç veya farkındalık durumu elde etmek için; gevşeme, aşırı konsantrasyon ve yoğun dikkat kullanan bir psikoterapi türüdür. Uygulanan bireyi trans ya da değiştirilmiş bir farkındalık haline getirir.

Bilinen en eski tarihlerde dahi hipnoterapinin tüm dünya çapında uygulandığı kanıtlanmıştır. Kaynaklarda; şifacılar, şamanlar, bilge kadınlar, doktorlar, yogiler ve her milletten insanların farklı isimler altında bilinmesine rağmen, hipnoterapi formlarını uyguladıklarına rastlanmıştır.

Hipnoz ve hipnoterapi, birbirinin yerine kullanılan iki kelimedir. Ancak bunlar aynı tanımları ifade etmemektedir. Hipnoz akıl durumudur; hipnoterapi ise hipnozun kullanıldığı terapötik versiyonun adıdır.

Hipnoterapi çeşitleri nelerdir?

Terapinin uygulanma nedenine göre türler de değişir. Hipnoterapi türleri arasında T radyasyon, Eriksonian, çözüm odaklı, bilişsel / davranışçı ve iyileştirici bulunmaktadır.

T radyasyon:

Semptomların giderilmesinin doğrudan önerilmesiyle oluşur.

Eriksonian:

Modern hipnoterapinin kurucu olarak da bilinen psikiyatrist Milton Erickson tarafından geliştirilmiştir. Dolaylı öneriler, metaforlar ve hikaye anlatma yöntemiyle geleneksel hipnoterapinin tam tersidir. Bu yöntemin geleneksel yöntemden daha etkili olduğu düşünülmektedir. Nedeni ise dolaylı öneriye direnmenin daha zor olmasıdır. Erickson bilinçdışı zihnin dilinin, hayal gücü ve metafor olduğuna inanıyordu. Bu teori ile bilinçaltı zihin, hikayeleri ve metaforları daha iyi kodlanmış mesajlar olarak işleyecektir.

Çözüm odaklı hipnoterapi:

Problemin kendisinden ziyade problemin çözümüne odaklanır ve kısa sürede değişim için faydalı olarak değerlendirilir. Çözüm odaklı terapi, Steve de Shazer ve Insoo Kim Berg’in çalışmalarına dayanmaktadır. Bu tip hipnoterapinin en büyük anahtarı; gelecekteki hedeflerin belirlenmesidir. Hedef belirlendikten sonra çözümün daha belirgin olması adına birtakım soruların yanıtları aranır.

Bilişsel ve davranışsal hipnoterapi:

Bilinçaltı ve bilinçli zihninin gerçeklik anlayışını birleştirmeye yardımcı olmaya çalışır. Amacı; hastayı korku ya da zihin durumundan çıkarmaktır. Bu teknik; duygusal, davranışsal, bilişsel ve semptomatik bir değişimi olumlu yönde yönlendirerek yapılır. Pozitif psikoloji, sinirbilim, evrimsel psikoloji ve nöro-dilbilimsel programlamayı bir araya getirir.

Üç temel ilkeye dayanmaktadır:

  1. Transda olmak farkına varmadan her gün yapılan bir şeydir.
  2. Tüm davranışların olumlu bir öngörüsü ve niyeti vardır.
  3. Her insan benzersizdir.

İyileştirici (küratif) hipnoterapi:

Hastanın bilinçdışının, negatif veya istenmeyen semptomları ne için ürettiğini tanımlamak için kullanılır. Başarı; bilinçaltı düşüncede rahatsızlığa yol açan orijinal olayın üzerinden geçerek, esasen bir sorunun devam etme nedenlerini belirleyerek ve düzelterek elde edilir.

Hipnoterapi ne için kullanılır?

hipnoterapi nedir

Hipnoterapinin yaygın kullanım nedenleri şöyledir:

Doğum:

Anneyi sakinleştirmeye ve doğum sırasında rahat bir ortamı korumaya yardımcı olmak için HypnoBirthing tekniği uygulanabilir.

Depresyon ve anksiyete:

Yaygın psikolojik bozuklukların, bilinçaltından zihne bağlanarak yol açabileceği yükü hafifletmeye yardımcı olmak için kullanılır. Hipnoterapist; kişinin benlik saygısı ve ruh hali ile ilgili sorunlara neden olan algıyı ele almaya çalışacaktır.

Stres:

En sık görülen problemlerin başında stres vardır ve bu faktör birçok hastalığın temel sebebidir. Hipnoterapi; stresin neden olabileceği kalp hastalığı, yüksek tansiyon, diyabet ve uyku bozukluklarını hafifletmeye yardımcı olur.

Obezite:

Yeme bozuklukları için hipnoterapi, yiyecek konusu söz konusu olduğundaki düşüncelerini değiştirmeye yardımcı olmak için öneri gücünü kullanır. Aynı şekilde, 1986’da yayınlanan bir araştırmaya göre kilo kaybı için uygulanan hipnoz tedavisi normal diyetten otuz kat daha etkilidir. Bu tedaviler genellikle ego güçlendirme, karar verme, motivasyon ve ideomotor keşif metaforlarını içerir.

Bağımlılık:

İnsanların hipnoterapi denemesinin büyük bir nedenidir. Bağımlılığı durduran tüm yöntemler içerisinde, özellikle de sigara bağımlığı üzerinde en yüksek başarı oranına sahiptir.

Hipnoterapide olumlu sonuçlar almak için neler yapılmalı?

Net düşüncelere sahip olunmalıdır:

Bir seansın olabildiğince başarılı olması için öncelikle kişinin kendisine ve terapistine dürüst olması önemlidir. Problemler ve istekler net bir şekilde ifade edilmelidir.

Sabırlı davranılmalıdır:

Birçok şeyde olduğu gibi, hipnoterapide de bazı insanlar diğerlerinden daha hızlı sonuç alacaktır. Bazı durumlarda birkaç seans yeterli olmadığında, hiçbir ilerlemenin gerçekleşmediği düşünülmemelidir.

Rahat olunmalıdır:

Hipnoterapinin ana fikri rahatlamadır. Bununla birlikte, bilinçsiz bir duruma geçmeden önce gevşemek iyi sonuçlar için hayati önem taşır. Derin bir nefes almak, arkaya yaslanmak ve rahatlamak unutulmamalıdır.

Zorlanılmamalıdır:

Eğer başarılamıyorsa zorla hipnotize olmaya çalışılmamalıdır. Hipnotize edilmeye çalışmak, uyumaya çalışmak gibidir ve her zaman bu sürece geçiş sağlanamayabilir.

Korku duyulmamalıdır:

Bazı insanlar, hipnoz esnasında kontrolü kaybedeceklerinden endişe duyarlar. Ancak çalışmalar; insanların hipnozda ne kadar derine inebildiklerine bakılmaksızın ve pasif görünümlerine rağmen, durumun tam kontrolünde olduklarını göstermektedir. Hipnoz etkisinde olan bireyler istedikleri takdirde konuşabilir, hareket edebilir ve bulunan ortamdan ayrılabilirler. Hipnotize olmuş kişiler her zamanki gibi davranır; etik veya ahlaki yargılarına, dini inançlarına ters bir harekette bulunmazlar. Kontrol kaybı kavramı nedeniyle, çoğu insan hipnozunu yanlış anlaması muhtemeldir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız