Tüp Bebek Sonrası Akıntı
RANDEVU TALEP ET

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

Randevu İçin Hemen Arayın!

Tüp Bebek Sonrası Akıntı

Tüp Bebek Sonrası Akıntı

Tüp bebek tedavisi, duygusal yoğunluğun ve endişe seviyesinin en üst düzeyde olduğu bir süreçtir. Olumlu sonuç bekleyen ebeveynler için beklenilmedik her durum stres kaynağı olabilmektedir. Ancak, tüm prosedür süresince birçok komplikasyon yaşanabilir ve bunların çoğunluğu olağandır. Tüp bebek sonrası akıntı yoğunluğunun artması da, gebelik sonucunu bekleyen bireyler için merak konusudur.

Vajinal akıntı nasıl oluşur?

Vajinal akıntı her kadında görülen ve her dönemde gerçekleşebilen normal bir durumdur. Rahim ağzında bulunan mukus tabakasının birçok görevi vardır ve akıntıyı bu mukus tabakası sağlamaktadır. Yumurtlama sırasında, yükselen östrojen seviyeleri rahim ağzındaki mukus üzerinde hareket eder ve bu sıvıyı lifli hale getirir. Normalde servikal sıvı kalındır ve bakterilerin vajinadan rahime girmesini önlemek için tasarlanmıştır. Ancak östrojen, mukusun kıvamını değiştirir ve böylece sperm yumurtaya nüfuz ederek döllenmeyi mümkün hale getirir.

İlaçlar, hormonal değişiklikler, cinsel uygulamalar ve anatomi gibi birçok dış değişken vajinal akıntı düzeyini etkileyebilmektedir. Genital organlarda herhangi bir sağlık probleminin olup olmadığı da vajinal akıntının türüne göre belirlenebilir.

Tüp bebek sonrası akıntı normal mi?

Tüp bebek tedavisinde kadını fizyolojik değişime uğratabilecek birçok aşama mevcuttur. Yumurtalıkların geliştirilmesi için kullanılan hormon takviyeleri, yumurtaların toplanması ve embriyonun rahime transfer edilmesi; vajinanın doğal ortamının bozulmasına yol açabilir. Vajinal akıntının olması normal bir durum olarak kabul edilir. Ancak akıntının rengi, görünümü, formu ve kokusu; tam bir değerlendirmenin yapılabilmesi için önemlidir.

Tüp bebek ilaçları vajinal akıntı yapar mı?

Tüp bebek tedavisi sırasında hamile kalma şansınızı artırmak için doğurganlık ilaçları kullanılır. Bu ilaçlar, hormon seviyelerini düzenlemeye yardımcı olur ve tedavinin başarılı olma olasılığını artıran koşulları tetikler. Ancak, her tedavide olduğu gibi kullanılan bazı ilaçların yan etkileri olabilmektedir ve bunların hangisinin meydana geleceği bireye göre değişir.

Vajinal akıntıya neden olabilecek hormon takviyeleri şöyledir:

  • Klomen: Düzensiz veya eksik dönemleri olan kadınlar için, yumurtlamayı uyarmaya yardımcı olur. Oral olarak alınan bu ilaçlar, kadının vücudundaki folikül uyarıcı hormon (FSH) miktarını artırmaya yardımcı olur. Klomen’in olası yan etkileri arasında bulanık görme, mide bulantısı, şişkinlik, baş ağrısı ve rahim ağzında bulunan mukus tabakasında değişimler bulunmaktadır.
  • Progesteron: Yumurta alımı gerçekleştikten sonra uygulanır. Başarılı implantasyon ve gebelik şansını arttırmak için rahimde bulunan endometriyum tabakasını hazırlanır. Progesteronun kas içi enjeksiyon, oral tablet, vajinal jel veya fitil olarak birkaç farklı formu bulunmaktadır. Progesteronun potansiyel yan etkileri olarak göğüslerde hassasiyet, baş ağrısı, ruh hali değişimleri, kramp ve vajinal akıntı oluşabilmektedir.
  • Estradiol: Östrojen hormonunun güçlü bir şeklidir. Döllenme sırasında yumurta implantasyonunu güçlendiren endometriyal dokuyu korumak için gereklidir. Yan etkileri arasında kilo alımı, kusma, şişkinlik, vajinal kaşıntı ve vajinal akıntı bulunur.

Embriyo transferinden sonra şeffaf akıntı olabilir mi?

tüp bebek sonrası akıntı nedenleri

Embriyo transfer işlemi, oldukça basit ve kolay tamamlanabilen bir aşamadır. Vajinal duvarları açık tutmak için vajinaya bir spekulum yerleştirilir. Embriyonun yüklü olduğu ince bir kateter, ultrason rehberliğinde vajinaya iletilir ve embriyo burada serbest bırakılır. Transfer aşamasında yalnızca spekulumun yerleştirilmesi, dolu mesaneye sahip olunması gibi etkenlerle rahatsızlık yaşanabilir. Ancak; rahim kaslarının gerilmesinden ötürü akıntı miktarının artabilmesi de mümkündür.

Şeffaf vajinal akıntı, her zaman için normal kabul edilen bir türdür. Vajinal akıntıyı meydana getiren diğer bir etken, yumurtalık stimülasyonu aşamasında kullanılan ilaçlardır. Hormon takviyelerinin etkisi vücuttan atıldığında, genellikle akıntı da sonlanmaktadır.

Transferden sonra kahverengi akıntı neden olur?

Bazı kadınlar, embriyo transferinden sonra kahverengi akıntı veya lekelenme yaşayabilmektedir.  Transfer esnasında rahim ağzının manipüle edilmesi halinde çok sık karşılaşılan bir eylemdir. Bu akıntı türü, embriyo transferini takip eden iki haftalık süreçte implantasyon kanaması adı verilen bir durum olabilmektedir.  İmplantasyon kanaması, tüp bebek döngüsü sırasında meydana gelen lekelenmenin olası bir nedenidir. Bu süre zarfında, embriyo rahim iç duvarına yerleşme sürecindedir ve duvarın bir kısmı dökülerek lekelenme meydana gelebilir. Aynı zamanda hamileliğin ilk belirtilerinden biri olarak kabul edilir.

Tüp bebek tedavisinde hangi akıntı risklidir?

Şiddetli krampların eşlik ettiği herhangi bir ağır kanama önemli bir belirtidir. Böyle bir durumda mutlaka uzman kontrolü gerekir. Ayrıca; akıntının türü ve görünümde değişikliklerin olması halinde, herhangi bir enfeksiyon olasılığına karşı dikkatli olunmalıdır.

Riskli vajinal akıntı türleri şöyledir:

  • Çok miktarda, köpüklü, yeşil veya sarı renkli, rahatsız edici kokulu akıntılar tedavi edilebilir cinsel yolla bulaşan bir hastalık (CYBH) olan trikomoniyaz ile tutarlıdır.
  • Sarı veya yeşil renkli koyu kıyamlı akıntı, cinsel yolla bulaşan olan klamidya veya gonorenin belirtisi olabilir.
  • Orta miktarda, kesik görünümlü akıntılar mantar enfeksiyonu olarak bilinen kandida ile tutarlıdır. Bu durum, vajinada büyüyen fazla mantardan kaynaklanır.
  • Kötü ve keskin kokulu, ince, sulu, beyaz veya gri renkli akıntı vajinadaki yararlı bakteriler yok olduğunda ortaya çıkan bakteriyel vajinozisin bir işareti olabilir.

Vajinal akıntı nasıl giderilir?

Tüp bebek sonrası akıntı normal kabul edilir. Ancak, riskli akıntı türlerinden kaçınmak için uygulanması gereken birtakım faktörler bulunmaktadır:

  • İç çamaşırları düzenli olarak değiştirilmeli; cilt yüzeyine zarar vermemesi ve hava akışının sağlanabilmesi için pamuklu kumaş tercih edilmelidir.
  • Vajina için uygun hijyen koşulları sürdürülmelidir.
  • Kokulu veya sert kimyasallarla yapılmış temizleyiciler kullanılmamalı, yalnızca su ile temizlik yapılmalıdır.
  • Kişinin bağışıklığını zayıflattığı için varsa sigara alışkanlığı bırakılmalıdır.

Yorumlar

Bir yorum yazınız